Yanlış Anlamak - Anlaşılmak

-yanlış anladın
-ben öyle söylemek istemedim ki
-şunu düzgün anlatsana
bu cümleler tanıdık geldi değil mi?
her gün duyduğumuz,veya söylemek zorunda olduğumuz cümleler.
ve sonucunda pişmanlıklar.
 bazen kavgaların sebebidir yanlış anlamalar-anlaşılmalar.
ilköğretim yıllarında öğretmenimiz bir romanın veya öykünün özetini
çıkarmamızı isterdi bizden.genellikle kitabın biraz başından, biraz ortasından, biraz da sonundan alıp,iki sayfa istenmişse bizden süsleyip götürürdük
”özet”imizi.ya da bu işi anne babamıza havale eder,aynı işlemi onlar yapmaz mıydı.sonuçta okuduğumuz eserle, ilgisi kıyısından köşesinden olan,anlamsız iki sayfalık bir yazıdan öteye geçmezdi ”özet”imiz.ne öğrenebildik özet çıkarmayı,ne de öğretebildik.biraz başından biraz sonundan…
Düşünme hızımız konuşma hızımızdan çok fazla olunca,bu defa tüm düşündüklerimizi sözcüklere dönüştüremiyoruz.
bu durumda yapmamız gereken o anda düşündüklerimizden bir seçme yapmak,bu konuda usta isek eğer sorun yok.değilsek biraz baştan biraz sondan..
tıpkı özet çıkarmayı beceremediğimiz gibi konuşmamızı kuşa çeviririz.
konuşma sırasında ;
1-eksiltme yaparız.özet çıkarırız,iyi bir özet değilse,aralarındaki boşlukları muhataplarınız istedikleri anladıkları veya anlamak istedikleri şekilde doldururlar.
2-çarpıma yaparız-yapılır.cümlelerinize farklı anlamlar yüklenir.kulaktan kulağa oyunundaki gibi ilk söylenen ile son söylenen ilgisizdir.
3-kısa yoldan sonuca ulaşmak için genellemeler yaparız.ancak genellemeleriniz yargıya dönüştürülürse iletişimde problem başlar.
eksiltme,çarpıtma ve geneleme yapmada ustaysanız iletişimde sorun yaşamazsınız,degilseniz yanlış anlamaya-anlaşılmaya devam edersiniz.
ne diyelim keşke özet çıkarmayı ögrenseydik:)